Evet, yanlış duymadınız! Aynı ürünü dört kat daha yüksek fiyata satabilmek mümkün. Peki nasıl? Elbette markalaşarak!
“Yahu, olur mu öyle şey?” dediğinizi duyar gibiyim.
Öyleyse gelin, somut bir örneğe bakalım.
Bir termos markası düşünün. Piyasada benzer kaliteye sahip muadilleri dörtte bir fiyatına satılmaya çalışılırken, bu marka ürünlerini dört katına satıyor ve tüm platformlarda yoğun talep görüyor.
Oluyor muymuş? Demek ki oluyormuş!
Peki nasıl oluyor?
“Benim reklama ihtiyacım yok.”
“Bu bütçe çok yüksek.”
“Reklama para harcamak gereksiz.”
Bu anlayışla değil elbette!
Doğru marka konumlandırması, etkin hedef kitle analizi, stratejik reklam planlaması ve istikrarlı iletişimle.
Peki biz ne yapıyoruz?
Markamızı büyütmeye, değerimizi artırmaya ve müşterimizin zihninde yer edinmeye harcayacağımız zamanı, birbirimizin fiyatını kırmakla geçiriyoruz.
Sonra ne oluyor?
Kâr marjlarımız düşüyor, rekabet gücümüz zayıflıyor. Yıllar geçiyor ama bir arpa boyu yol alamadığımızı fark ediyoruz.
Ve sonunda el frenini çekiyoruz!
Oysa unutmayalım:
Fiyat kırarak müşteri kazanabilirsiniz ama marka değeri oluşturarak geleceğinizi kazanırsınız.
Çünkü mesele yalnızca ürün satmak değil, insanların o ürüne neden daha fazla ödemek istediğini oluşturabilmektir.
Muhteşem Kabasakal
Muhteşem Ajans Yönetim Kurulu Başkanı